Haber Rss

AKP’li vekillerin DEP bildirisi

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

AKP’li 10 milletvekili eski DEP’lilerin mitinglerdeki açıklamaları ile
Gül tarafından kabulüne isyan etti
RADİKAL – ANKARA – Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün cezaevinden çıkan eski DEP milletvekilleriyle görüşmesi ve bu milletvekillerinin yaptıkları açıklamalar AKP’de isyana neden oldu. AKP’li 10 milletvekili, isim vermeden Gül’ü ve parti yönetimini eleştirerek, "DEP’lilerin cezaevinden çıktıktan sonra yaptıkları açıklamalar haince bir tutumdur. Dikkatle takibi gerekmektedir" dedi.

Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan’ın tahliyelerinin ardından Gül tarafından kabul edilmesi AKP’de tepki yarattı. Aralarında MHP kökenlilerin de bulunduğu AKP’li 10 milletvekili dün bir bildiri yayımladı. TBMM Başkanvekili Kayseri Milletvekili Sadık Yakut, Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, Malatya milletvekilleri Miraç Akdoğan ve Süleyman

Sarıbaş, Yozgat Milletvekill Mehmet Erdemir, Hatay Milletvekili Fuat Geçen, Adana Milletvekili Ali Küçükaydın, Isparta Milletvekili Sait Armağan, Nevşehir Milletvekili Osman Seyfi ve Edirne Milletvekili Ali Ayağ’ın imza koyduğu bildiride, ‘terör örgütünün, 30 bin vatan evladını katletmesinin milli vicdan ve hafızalardan silinmediği’ belirtildi. Bildiri özetle şöyle:

"Bu durum haince bir tutumdur. Dikkatle takibi gerekmektedir. Bazı demokratik tavırların cesaretlendirdiği bu zatlar, geçmişten ders almayarak, vatana ihanet ve ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diktiklerini

büyük bir pervasızlıkla söylemekten çekinmeyerek yeniden suç işlemektedirler. Bu bölücüler eli kanlı terör örgütünün sözde ateşkesinin uzatılması için vatan hainliklerinden vazife çıkararak arabuluculuk rolüne bürünerek yandaşlarına moral vermektedirler."

Bildiride eski DEP’lilerin tahliyelerinin ardından Gül tarafından kabul edilmesinin izahının mümkün olmayacağı da vurgulandı. AKP Grup Başkanvekili

Salih Kapusuz, milletvekillerinin Başbakan Erdoğan’ın aynı yöndeki konuşmalarını teyit ettiklerini söyledi.

Sükûnet bozulabilir

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

Maçka Sanat Galerisi Türk, İtalyan ve Fransız sanatçıların eserlerinden oluşan bir sergiyi Cholet’de açtı. Sergi, sakin bir yaşam süren bu kentte sükûneti bozabilir!

Liseli kızlarda göğüs modası!

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

AA – NEW YORK – Britney Spears, Lindsay Lohan gibi idollerin etkisi altında kalan ABD’li genç kızlar, göğüs büyütmeye merak saldı. Amerikan Estetik Cerrahi Derneği’nin açıklamasına göre, 18 yaşın altında ameliyatla göğüs büyüterek protez takan genç kızların sayısı geçen yıl üç kat arttı. 2002′de 3 bin 872 olan rakam, 2003′te 11 bin 326′ya fırladı. ABD’de

18 yaş altında bu ameliyatı yaptırmak için aile onayı şart. 3 bin 300-7 bin dolara mal olan ameliyatlar, ailelerin kızlarına lise bitirme hediyesi olarak yaptırılıyor. Estetik Derneği’nin verilerine göre, ABD’de yaklaşık 2.5 milyon kadın göğüs protezi taşıyor.

Esirleri gösteri kurtarmış

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 30-01-2009

Felluce’de kaçırıldıktan bir hafta sonra bırakılan yedi Türk yaşadıklarını anlattı: Bizleri Irak polisi direnişçilere verdi. Namaz kılmamız ve İstanbul’daki ABD karşıtı gösteri sayesinde kurtulabildik
DHA – ADANA – Irak’ta direnişçilerce kaçırılan ve öldürülme korkusuyla yaşadıkları bir haftanın sonunda serbest bırakılan yedi Türk, dün sabah ailelerine kavuştu. Irak polisinin kendilerini, ABD’li oldukları düşüncesiyle linç etmek isteyen gruptan kurtardığını, ancak direnişçilere teslim ettiğini anlatan mağdurlar, "Bizi Türk ve Müslüman olduğumuz ve televizyonlardan İstanbul’da ABD aleyhinde yapılan gösteriyi izledikleri için öldürmediler" dedi. Felluce’den şirket görevlilerince alınan, önce Musul’daki şantiyeye getirilen Türkler önceki gece de Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye geldi. Esirler kaçırılma öykülerini şöyle anlattı:

Ser-Ka Limited Şirketi Proje Müdürü Tarkan Kanat Arıkoğlu: Denetleme için gittiğimiz Felluce çıkışında, yerel polisçe aracımız durduruldu ve dört arkadaşım ile birlikte bizi esir alan kişilere teslim edildik. Beni, araçtaki dört arkadaşımdan ayırarak başka bir yere götürdüler. Ellerimi ve gözümü bağladılar. Arapça bilmediğim için anlaşamadık. Müslüman olduğumuz için bizi öldürmeyeceklerini söylediler. Ayrıca, televizyonlardan

İstanbul’da ABD aleyhinde yapılan bir gösteriyi izlediklerini, bunun da öldürmeme kararında payı olduğunu anlattılar. Çok korkulu anlardı. Bir daha Felluce veya Bağdat’a gitmem.

‘Ortaklık önümüzdeki ay’

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

İtalyan bankacılık devi Banca Intesa ile ortaklık sürecinin önümüzdeki ay tamamlanabileceğini söyleyen Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, ‘Eylül ayında da para ödenecek’ dedi
RADİKAL – İSTANBUL – Garanti Genel Müdürü Ergun Özen, Banca Intesa ve Garanti Bankası arasında ön sözleşmesi imzalanan ortaklık sürecinin önümüzdeki ay içinde tamamlanabileceğini açıkladı.

Düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özen, ortaklık sürecine ilişkin gelen bir soru üzerine, "İki taraf

için de adil bir fiyat ve anlaşma şartlarının belirmesi lazım. Bu sonuca doğru gidiyoruz. Şu ana kadar bir ön anlaşma imzalandı. Şimdi hisse devir sözleşmesi üzerinde çalışıyor. Bunun üzerinde şu anda konuşmalar sürüyor. Sanırım önümüzdeki ay ortaklık konusunu sonuçlandıracağız" dedi.

Özen ortaklık sürecine ilişkin son aşamanın ise eylülde olacağını belirterek "Eylül bu işin kapanışıdır. Yani paraların verilip, alınması kısmıdır" açıklamasını yaptı.

İran’da tanker faciası: 90 ölü

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

‘Trafik terörü’ ülkesi İran’ın Zahedan kentinde petrol yüklü bir tanker, kontrol noktasında duran araçlara çarptı: En az 90 ölü var
TAHRAN – İnsanların trafik yasalarına kayıtsızlığının had safhada olduğu

İran dün yeni bir faciayla sarsıldı. Başkent Tahran’ın yaklaşık 1100 kilometre güneydoğusunda, Sistan ve Belucistan eyaletinin başkenti Zahedan ile Kirman eyaletinin Bem kenti arasındaki karayolunda dün 18 bin litre benzin taşıyan bir tankerin bir kontrol noktasında duran araçlara çarpması sonucu en az 90 kişi hayatını yitirdi, 114 kişi yaralandı. Bölgeye 40 insani yardım görevlisi gönderen İran Kızılayı yetkilileri ölü sayısını 200′e kadar çıkabileceğini söylüyor.

Santralların 20 yılı var

0

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 30-01-2009

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarının 20 yıllık ömrü kaldı. 21 yıldan beri santrallara kömür sağlayan ocaklarda rezervler tükeniyor

Bakırhan: Biz arabulucuyuz

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 29-01-2009

ŞIRNAK – DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Hükümete de Kongra-Gel’e de eşit mesafedeyiz’ derken, bir kıyaslama, bir benzeştirme yapmıyoruz” dedi.

Bakırhan, Cizre’de ‘Başbakan Erdoğan ile Bakan Şahin’in sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusunu şöyle yanıtladı: ‘Hükümete de Kongra-Gel’e de eşit mesafedeyiz’ derken, bir kıyaslama, bir benzeştirme yapmıyoruz. Biz diyalog oluşturulması için arabulucu olabileceğimizi söylemiştik. Arabuluculuk yapmak isteyen kişi ve kuruluşlar da, arabuluculuk konumları itibarıyla eşit mesafede olduklarını açıklamaları gayet normal ve doğaldır. Bunun altında bir şeylerin aranması ve farklı yorumlanmasını Erdoğan ve Şahin’e yakıştırmıyorum. Çünkü Kongra-Gel ve hükümetin, partimiz açısından ne anlama geldiğini bilen bir hareketiz.”

Bakırhan, Kongra-Gel’in silahlı yöntemlerle sonuç almaya çalışan, ama son süreçte demokratik yasal sürece, şartlar oluşursa dahil olabileceğini söyleyen bir hareket olduğunu, hükümetin de Türkiye’nin hükümeti ve Türkiye’nin yurttaşları olarak aynı zamanda kendilerini de temsil eden bir hükümet olduğunu vurguladı.

Haziran, haziran…

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 29-01-2009

İki elim kanda olsa, haziranı yazmadan geçemem. Bu yazıya bir sebep haziransa, diğeri de bizim Zeki Coşkun’un ‘Ay Olsun Aynam’ adlı kitabıdır. İçinde ‘aylar ve haller’i vardır, fazladan 13. ay vardır, yani ‘cansıkıntısı ilacı’. Biz de hazirandan ve Zeki’nin şiirle kardeş yazılarından aldığımız ilhamla, açılalım şu ay denizine… Ocak, ilk duygusunu uyandırmaz bende, başlangıçlardan çok sonlara eğilimli haleti ruhiyemden belki de, ocak yokmuş gibi davranırım. Yeniye uzaklığımdan da olabilir. Ocakta şiirli bir yan da bulamam doğrusu, evime konuk gelse ne yapacağımı da bilemem. Şubattan haberim vardır, herkes gibi ben de severim, yolunu gözlerim ki bir an önce gelip geçsin diye. Geçer mi, bakmayın kısalığına, sanki kış ondan sorulurmuş gibi bir çalım, bir tafra, kök söktürür herkese, şubatı hafife alanın vay haline!

Mart, hak’katen ‘kış beyi’dir, öyle kolayca sevinmek yok der, her şey vakti gelince, iyilik de kötülük de, acı da sevinç de. ‘Derin’ bir bürokrat gibi gözdağı vermeyi de ihmal etmez, kibrine bakıp ‘gururlanma mart, senden sonra nisan var’ deyin sıkıysa, öyle bir süründürür ki insanı, yaz gelir hâlâ mart korkusuyla üşür içiniz!

Aşk olsun sana nisan, kavuşuncaya kadar ne aylar, ne vartalar atlattık, geldiğindeyse sevinemedik bile. Bakmayın nisan deyince yüreğimizin pır pır ettiğine, yarısı sevinçtense, yarısı da kederdendir. Nisanın kayığına binen, bazen korkudan denizin ortasında inmek ister, ‘aşkımızın gemisi fındık kabuğu’ dedikleri haller içinde, savrulur durursunuz kalbin iki kıyısına.

Mayıs, o ‘mutedil’ duyguyu yaşatır, bilhassa nisan fırtınasından sonra. Ayların en kibarıdır.Sanki ebedi bir nişanlı gibi, tozpembe hayaller içinde rüya âlemine götürüp bırakır insanı. Yarı uykulu bir sesle mutluluğu mırıldanır biteviye. Biz de uyandırmayalım onu ‘zira, çok incedir, kırılır’.

İyilikle aşk ne kadar barışıktır, şüpheli, ama, ben gibi bazıları için, haziran tam bu işe göredir. Aşkındır. Ruhla bedenin kavuşması gibi, insan hazirana kavuştuğunda mucizelere inanır. Ben de inanırım, ona şiirler adarım. Sanki haziranda hiç kötü bir şey olmazmış, insanın başına aşktan daha fenası gelmezmiş gibi. Gelmesin, haziran hep iyiliğe, sevince, aşka çıktığımız o sahil olsun, biz de onun yolcuları olalım. Haziran gibi aşkın ortasında olalım.

Temmuzu Hasan Hüseyin’in dizeleriyle severdim eskiden: "Bir oğlum olacak adı Temmuz/ korkusuz mu korkusuz/ beter mi beter/ ben beynimi satarak yaşıyorum/

o benden proleter". 2 Temmuz Sivas katliamından sonra, temmuz külden

başka bir şey değil benim için. Arkadaşlarım, yoldaşlarım kül oldu çünkü.

Ağustos ’son emelim, son arzum’ tangosundaki gibi biten yaza, yaşanmayan aşklara son ümitle yelken açma ayıdır. Yelkenini rüzgârla dolduramayanlar için, emeline ulaşma çabası da suya düşer.

Geriye de yazın bir an önce bitmesini dilemekten başka bir şey kalmaz. "Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu" diyen bir şiirden de boşuna teselli beklersiniz.

‘Şair’im ya, sevdiğim eylül geldi yine diye sevinmekten… değil, hayır, hüzünlenmekten kendimi alamam. Oysa, eylülü pek sevmem. Sıcaktır, insanlar hâlâ yaz rüyasındadır ya, bir kez kış düşmüştür içlerine. Mart

değil, eylüldür dert ayı. Bu yüzden de ‘avare’ şairlere göredir, dünyadan bihaber, eylüle güzelleme diye keder düzerler!

Ekim, benimdir. Keder kapıda beklerken, tuhaftır, bahar gelmiş gibi, sevindirir beni. Bunca kederden sevinç duyma tuhaflığı da şairlere mahsustur (bu yazıda ikincidir ‘şair’ oluyorum!). Ekim, güzdür, benim baharımdır, öyleyse "Hüzün ki en çok yakışandır bize" dizesinin tam yeri ve zamanıdır.

Kasımı hiç düşünmedim. Ne çağrıştırır insana kasımpatlarından başka,

bileniniz var mı? Aralık, göçün toplandığı

bir ovaya benzer. Oysa leylekler çoktan gitmiştir, ‘turnageçimi’ geçmiştir, birazdan geriye sönmeye yüz tutmuş bir ateş, birkaç anı kalacak ve dünya yaratıldığı zamanların ıssızlığına çekilecektir.

Nice haziranlara, aşkla efendim.

(Yağmur mu dediniz, o içimizdedir.)

10 çocuktan biri şişman

0

Posted by admin | Posted in Türkiye'den Haberler | Posted on 29-01-2009

ANKA – İSTANBUL – ‘Uluslararası Şişmanlık İşbirliği Grubu’nun verilerine göre dünya üzerinde yaşayan her 10 çocuktan biri şişman. ‘www.iotf.org’ sitesinde yayımlanan araştırmaya göre, dünya çocukları hızla şişmanlıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün Cenevre’de yaptığı toplantıda katılımcılara sunumu yapılan raporda, çocuklarda aşırı şişmanlamanın sebepleri şöyle sıralandı: Okullara ulaşımın araçlarla gerçekleştirilmesi, bedeni çalıştıracak hareketlerin azalması, fast-food alışkanlığı, çocukların oyun saatlerini TV ve bilgisayar başında geçirmeleri ve okullarda su yerine meyve suyu, kola gibi içeceklerin verilmesi.

Raporda, aile ve okul tarafından yapılacak müdahalelerin, tıp çevreleri, öğretmenler, yiyecek-içecek firmaları, reklamcılar, politikacılar ve medyanın da katılımı olmaksızın etkili olamayacağı vurgulandı. Rapordaki ilginç bir sonuç da az gelişmiş ülkelerde şişman çocukların varlıklı ailelerde, gelişmiş ülkelerdeyse, yoksul ailelerde görülmesi oldu.